Eğitim Ve GelişimFelsefe Ve Psikolojiİnsan KaynaklarıKişisel GelişimKonuşulmayan Kalmasın

Doğduğum Gün Değil 22’imde Y Kuşağı Oldum !

            Y KUŞAĞI BİR İK UZMANININ GÖZÜNDEN KUŞAKLAR – 1

Kuşaklarla ilgili yazılacak söylenecek eleştirilecek yada desteklenecek o kadar çok nokta var ki insan nereden başlayacağını bilemiyor. Ama sanırım başlamak istediğim nokta her alanda karşımıza büyük harflerle çıkan “BAKIŞ AÇISI VE EMPATİ ” . Bu yazının devamında bir Y kuşağı insanı olarak  aslında ben gerçekten ne zaman Y kuşağı üyesi oldum sorusunun yanıtını vermeye çalışacağım.

Konuya çocukluğuma inerek başlamak istiyorum. Ben ilkokuldayken ( 90’lı yıllar ) hiç Y kuşağı diye birşey duymadım , ortaokulda duymadım , lisede de duymadım (2000’li yıllar ), üniversitede fragman misali kısmen duydum daha doğrusu duyduk  ,klasik bir sosyolojik dönüşüm dedik ve aslında sevindik çünkü bu bizim için bir problem değil, sonunda güncel bir araştırma ve sohbet konusuydu.  2014’te yüksek lisans yaparken konunun tam ortasında buldum kendimi çünkü hem uzmanlık alanım çalışma psikolojisiydi hem de iş hayatına atıldığım ilk yıllardı. Bana göre o güne kadar Y kuşağı değildim o günden sonra Y kuşağı oldum neden mi ?  Çünkü insanlar bana o günden sonra  sen Y’sin demeye başladı bende o günden sonra evet Y’yim demeye başladım.

Ve işte kuşaklara ait bakış açım da tam bu noktada değişti. Daha doğrusu değişmek zorunda kaldı. O güne kadar sadece kavramsal olarak dışardan baktığım ve incelemeye çalıştığım konunun bizzat ana öznesi olduğumun ve parmakların bana doğru uzatılmış olduğunu gördüm. Üniversitede Y kuşağından olmam kimse için sorun değildi ya da  ben Y kuşağıyım sen X cümleleri hiç kurulmadı. Ama iş hayatında cümleler çok netti : Sen Y’sin !  ayy sen Y’sin şimdi sana güven olmaz iki güne ayrılırsın , hmm sizin bağlılığınızda düşük , aman keyfinize göre çalışıyorsunuz herşey istediğiniz gibi olamaz …… gibi uzayan cümleler  .

Akabinde hemen her gün konu hakkında yazılan yazılar ve kuşakları uzlaştırma için yapılan kuşakların yönetimi eğitimlerinin moda olması da cabası . O güne kadar bu konuya sosyolojik bir dönüşüm olarak bakan ben bir anda konuya problem olarak bakanların hedef noktası olduğumu fark ettim. Sanki biz hatalı üretimdik, bir şeyleri yanlış yapıyorduk ve düzeltilmeliydik.En önemlisi konunun problem olarak görüldüğü en belirgin alan iş hayatıydı ve ben oraya daha yeni geçiyordum.

                                                          Şimdi Ben Y Kuşağı Mıyım ?

O zamana kadar kendimi Y kuşağı insanı olarak sorgulama fırsatım olmamıştı . Nasıl olsun ki daha iş hayatına yeni geçiyordum , neyi severim neyi sevmem ne koşullarda çalışır ne koşullarda çalışamam ben bile bilmiyordum. Ama nasıl oluyorsa karşımdaki insanlar biliyor, beni Y kuşağı olarak etiketliyor, yargılıyor ve hakkımda karar veriyorlardı . Benim zaten bir kişiliğim yoktu , yetiştiğim ailenin , eğitimin geçmişimin ,yaşadığım travmaların, beni ben yapan şeylerin ya da işe ne kadar ihtiyacım olduğu gibi ögelerin hiçbirinin bir önemi yoktu , çünkü ben onlara göre sadece doğum yılıma göre Y kuşağı idim ve okudukları  yazılarda y kuşağı ile ilgili neler deniliyorsa ( Manşetler ; Y kuşağı çabuk tükeniyor , özel hayatlarına daha çok vakit ayırmak istiyorlar, sosyal medya kullanıyorlar teknoloji ile büyüdüler onlar artık mobil yakalı ) her özelliği taşıyordum biz Y’ler hepimiz birdik tek yumurta ikizleri gibi . Hayır, bu bakış açısı hiç adil değildi mantığını zaten hiç tartışmıyorum.

O zamanlarda iç sesim şunları söylüyordu : Lütfen biraz durun ! her yeni başlangıçta yaşadığımız gibi bu alanda da iş hayatında da kendimi tanımama izin verin . Söz veriyorum sonra ben size kendim söyleyeceğim . Evet Y’yim ve onun şu özelliklerini ben taşıyorum ya da taşımıyorum.

Ama ne oldu biliyor musunuz ? kimse bu süreyi vermedi veremedi ellerinde değildi problemin en sıcak noktasında bu döneme girmiştik ve her problem kuşak problemi kategorisi altına yerleşebiliyordu.

Değinmek istediğim en önemli nokta şudur ki ;  X ve Y kuşağının arasındaki uçurum büyüdüyse bu sebepten büyüdü . Bir anda neyin ortasında kaldığını bilmeyen ve yeni kimliklerini oluşturmaya çalışan Y’ler ve Y’ler hakkında aldıkları olumlu veriler yerine olumsuz olanları  kullanarak problem kaynağını onlar olarak etiketlemek isteyen diğer kuşaklar karşı karşıya kaldılar. Bu noktada Y’ler geri çekilmedi gardını aldı ve biz buyuz demeyi başardı diğer  kuşaklarda bu duruş karşısında afallayarak bakın gördünüz mü haklı çıktık dediler ve uçurum kısa sürede büyüdü.

Velhasılıkelam biraz dertli anlattım ama yanlış anlaşılmasın demek istediğim bu kuşak doğru o kuşak yanlış değil çünkü bu konunun doğru ya da yalnış tarafı olamaz yaşadığımız çağın gereği bu ayrımın içinde kaldık . Farklılıklar ancak biz onlara problem gözüküyle baktığımızda aşılamaz dağlara dönüşür . Biz yani her bir kuşak birbirimizden farklıydık  ve bu başta sosyoloji olmak üzere problem değil doğal bir evrim süreciydi. Yüzyıllar boyunca yaşam koşulları değişiktikçe insanlar değişti , kültürler gelişti ve evrildi sonunda da uyum sağlandı . Tek fark hiçbir zaman bu kadar göze batmadı çünkü bu kadar gözümüzle görme imkanımız yoktu. Evet bunu teknoloji yaptı bu yüzden daha net gördük ve kaydettik olanları, gözümüzün önünde rahatsız edici bir şekilde durdukça da aşamadık . Ve problem olarak görülen şeylerin çözümü için en ihtiyacımız  olan  bakış açımızı değiştirmeyi ve  empati yapmayı ihmal ettik . Bu yazıyı yazdım ki X ya da Baby Boomer kuşağı biz hangi basamakta bu kuşakta kendimizi bulduk , bizim gözümüzden görün. Aslında doğduğumdan bugüne Y kuşağı değilim 22’imde oldum.

Sadece bir dakika durun düşünün X’ler bir baby boomer yöneticiniz size sen X’sinle başlayan cümleler kurup yargıladı mı ? Yargılasaydı ve buna göre hakkınızda karar alsaydı sizin daha konudan bile haberiniz yokken problem kaynağı olarak etiketlenseydiniz ne hissederdiniz ?

Bunu size soruyorum aynı zamanda bende bunu kendi açımdan sormayı ihmal etmiyorum. Çünkü artık gündem Z kuşağı ve onların öngörülemezliği, konu biz Y’lerden geçti (şimdilik ). Ama empati yapmayı bırakmayacağım çünkü Z’ler iş hayatına girdiğinde bizler yönetici olmuş olacağız ve benzer süreçleri birebir yaşamış kişiler olarak bu geçiş evresinde onlara destek olacak kişileriz .

Kendi adıma sen Z’sin demeden önce karşımdakine kendini kim olarak tanımladığını sormayı ve bu soruya yanıtını bulmasına zaman tanımayı ihmal etmeyeceğim.

Bu yazı kuşaklar dizimin ilk yazısı idi. Dediğim gibi kuşaklar ile ilgili yazılacak , çizilecek çok konu var. Bu konunun devamı daha eğlenceli bir yazı olacak “ Bizde Z’leri sevmiyoruz ama…”  adlı yazıyı devam olarak Hrsophia’da görmek istiyorsanız lütfen beğenmeyi , yorum yazmayı ve daha fazla kişinin ulaşabilmesi için paylaşmayı unutmayın.

Mutlu haftalar 🙂

D.Çağla Karahasan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir