Felsefe Ve PsikolojiHERŞEYE DAİRKişisel GelişimKonuşulmayan Kalmasın

YENİ YILDA ÖNCELİĞİNİZ KENDİNİZ OLSUN

HAYAT FELSEFENİZDEN UZAKLAŞMAK

Herkese Merhaba ,

Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde biliyorum ki pek çoğumuz şimdiden bu yıl içerisinde neleri yapmamız ya da neleri yapmamamız gerektiği ile ilgili pek çok soruyu kendi içimizde yanıtlamaya çalışıyoruz. Bende yer yıl sonuna yaklaştığımızda bu soruları ve benzerlerini kendime sorduğum gibi 2018’in son günlerini de bu sorulara yanıt arayarak geçirdim . Kendime sorduğum sorular çoğalmaya ve yanıtlarını bulamadığımı fark ettiğimde birşeylerin kendi içimde yanlış gittiğini hissettim. Ve öncelikle soruları yanıtlamaktan çok daha farklı birşeye ihtiyacım olduğu gördüm. İşte bu yazımda size aslında hayat felsefesi olarak benimsediğim ancak günlük hayat akışında unuttuğum 2019’da da aklımdan çıkmasını istemediğim bazı noktaları paylaşacağım.

Bütün hedeflerinizi , hayat amaçlarınızı bir 5 saniye kenara koyun ve bu yeni yılda öncelikle ;

  1. KENDİNİZE FAZLA YÜKLENMEYİN.

Kendinize fazla yüklenmeyin ” derken ne demek istediğimi size şöyle açıklayayım ; Ben kendi hayatımda dışarıya karşı çok fazla şikayet eden biri değilimdir. Mesela , o olmadı , bu yapılamadı , bu nasıl yapılacak gibi sözlerle hiç kimseyi yormamaya çalışırım. Ancak şunu farkettim ki bunu şu an da kendi kendime yapıyorum. Kendime yani Çağla’ya o kadar çok şunu daha iyi yapabilirdin , bunu başarabilirdin , o yoldan değil diğer yoldan gitseydin ve dahası o kadar çok şey söylemişim ki….

Kendim,kendimden yorulmuşum. Kendimi en çok kendim yormuşum. 

Bu bence pek çok yorgunluktan çok daha büyük bir yorgunluk . 2019’da kendime bunu yapmayacağıma dair söz verdim . Çünkü herşeyden önce kendim tarafımdan desteklenmeyi hak ediyorum. Ve kendi kendimi desteklediğimi hissetmezsem eğer dışarıdan gelen hiçbir desteğinde beni tatmin etmeyeceğini biliyorum.

Sizde 2019’da kendi kendinize çok fazla şikayet etmediğinizden , kendinizi yapabildikleriniz için takdir etmeyi ve desteklemeyi unutmadığınızdan emin olun. Bırakın bazı şeyler eksik olsun , bırakın bazı şeyleri tek başınıza yapamayın ve yardım isteyin inanın kendinizden hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz.

Benim birşeyi kendim yapabiliyorsan gücümün son damlasına kadar başkasından yardım istememek gibi bir huyum vardır. Bu malesef güçlü gözüken ama çokta olumlu bir tavır değildir. Üzerinize ben bunu yapabilirim diye her yükü tek başınıza aldığınız da hissettiğiniz ağırlık gerçek yükten çok daha fazla olacaktır.

  Siz cansız bir madde değilsiniz ! bunu unutmayın, kendinize fazla yüklenerek başkasının size yapmasını istemediğimiz birşeyi aslında kendinize yapmayın.

2. SOMUT HEDEFLERİNİZİ PLANLAR VE UYGULARKEN MANEVİ HEDEFLERİNİZİ VE DEĞERLERİNİZİ GÖZ ARDI ETMEDİĞİNİZDEN EMİN OLUN.

Geçen yılla ilgili fark ettiğim noktalardan biri somut hedefler ya da alınacak aksiyonlar üzerine yoğunlaşmaktan aslında arka planda beni güçlü tutan manevi hedeflerimi, hayat mottolarımı odak noktamdan uzaklaştırmış olmam oldu.

Ben uzun yıllardır Don Miguel Ruiz’in Dört Anlaşma kitabında bahsettiği Toltek bilgelerinin benimsediği ilkeleri hayatımda temel taşlar olarak tutmaya çalışıyorum . Bu dört 4 madde görünür de çok basit ancak uygularken oldukça zor . Sahip olduğu yalınlık hayran bırakırken sizdeki çevrenizde bıraktığı etki bence sözcüklerle tanımlanamaz.

Yazının başında sorularıma yanıt ararken birşeylerin yanlış gittiğini hissettiğimi söylemiştim, işte o hissiyatı yaratan duygu hali kendimi bu noktada eksik bırakmamdan kaynaklandı.

Peki 2019’da hayatınıza kesinlikle sokmanızı tavsiye edeceğim bu 4 madde nedir ?

DÖRT ANLAŞMA


  • KULLANDIĞINIZ SÖZCÜKLERİ ÖZENLE SEÇİN

Çok basit görünen ancak uygulaması zor, etkisi ise çok kuvvetli bir eylemdir. Bizler aslında herşeyi sözcükler ile gerçek kılıyoruz. Hangi dili konuşursak konuşalım niyetlerimiz sözler aracılığıyla şekil bulur. Nasıl kullandığınıza bağlı olarak sözleriniz sizi özgür kılabileceği gibi , tutsakta kılabilir. Sözler tohum gibidir , verimlidir , düşüncelerimiz ve fikirlerimiz olarak karşımıza çıkarlar . O yüzden siz nasıl bir tohum ekerseniz alacağınız karşılık o yönde gelişir. Öylesine bir söz dikkatimize bir çapa atarak zihnimize girebilir ve tüm inanç sistemimizi bir anda iyi veya kötü yönde değiştirebilir.

Birinin sizin için bu kız / erkek çirkin dediğini düşünün . Tek bir kişinin kullandığı anlık bir söz sizin bütün algınızı değiştirebilir.

Bu sebeple sizlere ve kendime tavsiyem bu yıl kullandığımız sözcüklere dikkat edelim. Çünkü bir sözümüzle kendimizin ya da başka birisinin hayatını kalıcı ve zarar verici bir şekilde etkileyebiliriz.

  • HİÇBİR ŞEYİ KİŞİSEL ALGILAMAYIN

Etrafınızda olup biten hiçbir şeyi kişisel algılamayın. Herşeyi kişisel algılamak aslında bencilliğin üst bir seviyesidir. Çünkü herşeyin kendimizle ilgili olduğunu varsayarız. Aslında diğer insanlar bizi merkezlerine koyan hareketler yapmazlar , yaptıkları herşey kendileri ile ilgilidir. Birisi size ” Sen çok çirkinsin !” dese bile bunu kişisel algılamayın. Çünkü gerçek şu ki bu kişi kendi duygu , düşünce ve inançlarını ifade ediyor. Bu kişinin size gönderdiği zehri kabul edip etmemeniz sizin algınızla ilişkilidir.

Eğer bu ve benzeri söylemleri kişisel algılarsanız , mecazi olarak aslında zehri afiyetle yemiş sayılırsınız .

Bu sebeple gelin bu yıl kendimize şu sözü de verelim ;

Hiçbir şeyi kişisel algılamamaya dikkat edelim . Edelim ki başkalarının besledikleri duygusal çöplük , bizim çöplüğümüz haline gelmesin.

  • VARSAYIMDA BULUNMAYIN

Bu madde pek çoğumuzun genel eğilimi olan varsayımda bulunma , çıkarım yapma eğilimimizi temsil etmektedir. Bizler çoğunlukla başkalarının neyi düşündüğüne ya da yaptığına dair varsayımlarda bulunuruz. Bu sebeple çoğu zaman kendi varsayımlarımıza göre birilerini suçlar ya da sözlerimizle duygusal zehir saçarak tepki gösteririz.

Örneğin ; Evlenmeye karar veriyoruz ve partnerimizinde evliliğe tıpkı bizim gibi baktığını varsayıyoruz. Evlenip birlikte yaşamaya başladığımızda ise varsayımlarımız ne kadar çok ise o kadar yanıldığımızı görüyoruz.

Ya da farklı bir açıdan bir arkadaşınızı mutsuz görüyorsunuz ve bir gün önce yaşadığınız sürtüşmeden dolayı sizin yüzünüzden mutsuz olduğunu varsayıyorsunuz. Ancak o arkadaşınız işe gelmeden önce eşiyle yaşadığı bir atışmadan dolayı üzgün. Siz yanlış varsayımınız sebebiyle belki de arkadaşınızla olan küslük sürenizi uzatıyorsunuz.

Bunların dışında en büyük zararı kendimiz ile ilgili varsayımlarda bulunarak veriyoruz . ” Ben bunu yapamam , ben bunu denersem başarısız olurum … ” vb. varsayımlarla kendi kendimizi öfkelendirip üzüp hatta kendi kendimizi pek çok şeye karşı küstürebiliriz.

Yeni bir yılda hiç kimse için değil , en başta kendimiz için varsayımlarda bulunmaktan vazgeçmeliyiz. Bırakalım gerçek bize olduğu gibi gelsin ,anlayamıyorsak daha çok  soralım gerçeğe en yakın yanıtı bulalım.

  • DAİMA YAPABİLDİĞİNiZİN EN İYİSİNİ YAPIN

Her koşul altında daima yapabildiğinizin en iyisini yapın diyor toltek bilgeleri. Ancak burada yapabildiğinin en iyisini yapmayı doğru anlamak çok önemli. Burada özne siz‘siniz kendinizsiniz bu yüzden yapabildiğinizin en iyisini yapmak başkalarından daha iyi yapmak , en başarılı olmak anlamına gelmemektedir.

Kendi yapabildiğinin en iyisini yap !

Bu noktada Heraklitos’u da hatırlamak gerekiyor , çünkü ” An’lar bile değişir , hiçbir şey aynı kalmaz . Bu yüzden değişmez bir en iyiniz olacak diye birşey yoktur. En iyileriniz değişecektir. Ne demek istiyorum Şöyle açıklayayım;

Bir gün işe çok yorgun geleceksiniz ve o gün diğer günler kadar belki de çok iş yapamayacaksınızdır. Ama bu o gün yaptığınız işlerin en iyi olmadığını göstermeyecektir. Çünkü sen yine o günün en iyisini ; hasta haline göre yapabileceğinin en iyisini yapmış olacaksındır.

Yapabildiğinin en iyisini yapmak ne koşulda olursa olsun üretken olmanızı ve hayatınızı dolu dolu yaşamanızı sağlayacaktır. Ve yine yapabildiğimizin en iyisini yapmak pek çok insanın ömrünü yiyen pişmanlık duygusunu sizden uzak tutacaktır.

Olsun ! elimden geleni yaptım. diyebilmek kendinize verebileceğiniz en büyük hediyelerden olacaktır.

Tüm bunların dışında yazıyı bitirmeden söylemek istediğim iki şey var; söyleyeceğim bu iki madde olmadan belki de diğer hepsi anlamdan yoksun kalacağını düşünüyorum.

SEVİN

Herşeyden önce sevin , başta kendinizi olmak üzere doğayı , hayvanları , bir filmi , müziği , yağmur damlalarını hiç önemli değil içinizde nefret ya da sevgisizlik besleyeceğinize en anlamsız görünen şeylere bile sevgi beslemeyi seçin .

ACELE ETMEYİN

Lao Tzu’nun çok güzel bir sözü vardır ;

” Doğa acele etmez , yine de herşeyi başarır “

Bizim neden bu kadar , bu derece acelemiz var ? Elimizden gelenin en iyisini yapıyorsak zaten nereye geç kalıyoruz ki böyle ?

Bedenimize baktığımız gibi zihnimize ve ruhumuza da bakmalıyız. Beden olarak oturmamız koşmadığımız anlamına gelmez . Zihninizi koşturmayı bırakıyor musunuz ? O da durup bir an nefes alabiliyor mu ?

Varlığımızı hissetmek için koşturmacamıza ve kaygılı düşüncelerimize bir dakikalığına da olsa DUR ! demeliyiz.

Ben bu yıl herşeyden önce kendime sözlerimi bu şekilde verdim.Sizlerin de kendinize verdiğiniz sözlerinizi merakla bekliyorum .

Sevgiyle Kalın ,

D. Çağla Karahasan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir